‘Oyunculuğu benden alsan da hayatımıza devam edeceğiz kral!’

class=”medyanet-inline-adv”>

Uraz Kaygılaroğlu bu aralar çok yoğun. Reklamlar ve dijital projelerle karşınızdayız. Dijital bir platform için çekilen dizi nedeniyle bu günlerde sürekli sette.
Bu hızda buluşmayı kabul ediyoruz. Tarzını yansıtan keten bir gömlek ve rahat bir pantolon giyiyor. Onunla tanıştığınızda, 40 yaşındaki arkadaşınızı görmüş gibi hissediyorsunuz. En son tanıştığımızda saçları sarıydı, şimdi normale döndü. “Bazen kendimi seviyorum, bazen sevmiyorum. Her ne kadar “O da herkes gibi” dese de Uraz her haliyle yakışıklı ve karşıdakini etkileyen farklı bir auraya sahip. Onunla sohbetimize oyunculuktan başlıyoruz…

◊ 14 yıldır bu işin içindesiniz, oyunculuk dünyasını nasıl tanımlarsınız? Her şey güllük gülistanlık mı?
Gerçekten kötü bir zaman olmadı. Her şeyin güllük gülistanlık olduğunu düşünmüyorum. Oradan öyle görünüyor.

◊ Yani…
Ne yazık ki, insanlar yanlış bilgiye daha yatkındır. Ancak, tüm meslektaşlarım röportajlarında size anlattılar. Çalışma koşullarımız gerçekten çok zor. Ama çok sevdiğim bir söz vardır: “Ne kadar tatmin olursan o kadar dayanırsın.” Hayatımda zor bir durumda olduğumu hissettiğimde deneyimlerimi bu ölçeğe koyuyorum. Memnun kalmazsam kabul etmem. Sanırım bu 14 yıllık dönemi kısaca özetlemek için yeterli olmuştur.

class=”medyanet-inline-adv”>

Her zaman kendimi aşmaya çalışırım. Hep başka bir yanımı göstermek isterim.

◊ Güzel bir söz. Yaptığın şey her zaman başarılı olur. Sizce bir işte başarıyı getiren en önemli güç nedir? oyuncusenaryo, yönetmen… Elbette hepsi bir bütün olmalı ama hangisi daha öne çıkıyor?
İlk senaryoya bakıyoruz. Kağıt üzerinde bitmezse ne televizyonda ne de sinemada başarılı olamaz. Elbette başarının arkasında başka parametreler de var.

◊ Örneğin…
Hayal kurmaya çok inanırım. Oynamak istediğim roller, çalışmak istediğim yönetmenler, oyuncular, yapımcılar… Bunlara ulaşmaya başlayınca kendinize ‘Sanırım oluyor’ diyorsunuz. Bu eşsiz bir duygu. Her zaman kendimi aşmaya çalışırım. Hep başka bir yanımı göstermek isterim. Bu yüzden çok iyi bir rol ve senaryo söz konusu olduğunda kendime engel olamıyorum. Belki de bu yüzden işime bu kadar uzun ara veremiyorum.

class=”medyanet-inline-adv”>

'Oyunculuğu benden alsan da hayatımıza devam edeceğiz kral'


FOTOĞRAFLAR: Muhsin Akgün

Bu aşk için çok bekledim

◊ ‘Sefirin Kızı’, ‘Üç Kuruş’, ‘Erşan Kuneri’… Birçok başarılı projede birbiri ardına yer aldınız. İyi senaryoyu nasıl anlıyorsunuz?
Şimdi bu konuda ciddi tecrübem var. Okuduğum senaryoların nerede gelişebileceğini tahmin edebilirim. Cem Yılmaz’ın aklından ve ruhundan kopan bir projenin parçası olmak uzun zaman önce hayalini kurduğum bir şeydi.
bu bir hayalin gerçeğe dönüşmesi gibiydi. O yüzden bu aşkı çok bekledim (gülüyor). Şimdi zamanı. Beni her zaman çok iyi hissettiriyorlar. İşimizi büyük bir emekle yaparak günler ve geceler geçiriyoruz, takdir edilmek çok tatmin edici bir duygu. Herkesin bildiği gibi bu aslında bir ekip işi. Birlikte çalıştığım insanlarla gelen tüm senaryoları değerlendiriyoruz ve ardından bir yol haritası çiziyoruz. Şimdilik herşey umduğumuz gibi ilerliyor çok şükür.

◊ Oynadığınız karakterlere seyirciyi inandırıyorsunuz. bir yönteminiz var mı?
Oyuncu Esra Kızıldoğan ile her rolüme hazırlanıyorum. Sefirin Kızı’nda ablamı canlandırdı. Orada tanıştık ve ondan sonra hiç ayrılmadık. Her şey karakteri sevmekle başlar. Bir kez neşe geri gelir.

◊ Farklı karakterler oynuyorsunuz. Hiç kendinizi kaybettiniz mi veya psikolojik destek aldınız mı?
Hayır canım neden o seviyelere geliyorsun? Sette olan sette kalır.

class=”medyanet-inline-adv”>

Ojeyi cinsiyet kavramından uzak, aksesuar olarak görüyorum.

◊ 4 yaşında babanızı kaybettiniz. Seni kim büyüttü?
Annemle büyüdük. Böyle bir kaybı yaşamak için çok gençti.

◊ Şimdi geriye dönüp baktığınızda bu kayıp sizde neyi değiştirdi?
Açıkçası birkaç cümleye sığdırılabilecek çok derin bir konu değil.

◊ Bunun kızınızla olan ilişkiniz üzerinde herhangi bir etkisi oldu mu? Ada 6 yaşında… Nasıl bir baba olduğunu düşünüyorsun?
Kızının söylediklerini dinleyen ve kalbini ona dökebilen; Ben her şeyi sevgiyle yapmaya çalışan bir babayım.

◊ ‘Erşan Kuneri’ galasında ojelerinizle dikkat çektiniz. Sonra kızınızın tırnaklarını boyadığını söylediniz… İnsanlar ilişkinizi seviyor. Birlikte ne yapıyorsun?
Önce Ada ile yapıyorduk sonra hoşuma gitti, cinsiyet kavramından uzak bir aksesuar olarak görüyorum. Kızımı belli kalıpların dışında yetiştirmeye çalışıyorum. Ne kadar açık fikirli olursa, dünyasının o kadar büyük olacağına inanıyorum.

◊ Ekranda seni gördüğünde tepkisi ne oluyor? Babasının ünlü bir aktör olduğunu biliyor mu?
Hala anlamıyor. Bunun benim mesleğim olduğunun çok iyi farkında. Bütün setlerime götürmeye çalışıyorum ki anlayabilsin.

◊ Eski eşiniz Melis (İşitme) ile toplumdaki birçok ilişkiye kıyasla çok saygılı ve örnek bir ayrılık yaşadınız. Onunla arkadaş olmaya devam ediyor musun?
Bize doğru gelen bu, örnek olmak değil. Ortak bir çocuğumuz var ve onun sorumluluğunun bilinciyle hareket ediyoruz.

class=”medyanet-inline-adv”>

'Oyunculuğu benden alsan da hayatımıza devam edeceğiz kral'

Sana sunulana asla razı olma

◊ Şu anda sizin için oyunculuk yapmanın karşılığı nedir?
Bugün yapmaktan gerçekten zevk aldığım işim. Yurtdışında, yabancı dillerde oyunculuk yapmak istiyorum. Ve bir gün başka projeler denemeyi düşünüyorum, çok geçmeden. Aklımda bazı hikayeler var, onları hayata geçirmek istiyorum. Tek tek üretmeyi deneyeceğim. Aklımda bir şey var…

◊ Oyunculuğu senden çekersem ne olur?
Oyunculuğu kaldırsan da biz hayatımıza devam ederiz kral!

◊ Bu meslek size en çok ne öğretti?
Asla sadece size sunulanla yetinmeyin.

◊ Sosyal medyanın popülaritesinin son zamanlarda oyunculukta bir ölçüt haline gelmesini ve sırf takipçisi çok diye birine başrol verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu konuyla pek ilgilenmiyorum. Bir mantık var. Sadece çok fazla takipçisi olduğu için onlara başrol verildiğine inanmıyorum.

◊ 14 yıldır bu işin içindesiniz ama son 3 yılda itibarınız daha da arttı… Bunu neye bağlıyorsunuz?
Başarı biraz zaman alır. Zamanla ilmek ilmek örülerek günümüze ulaşmıştır.

◊ Bu popülerlik sizi tedirgin mi ediyor yoksa korkutuyor mu?
Zaman zaman olabiliyor tabii. Popülerliği yönetmeyi öğrenmek gerekir. O zamanlar ailem, arkadaşlarım ve danıştığım terapist bana her zaman yardımcı oldu ve destek oldu.

class=”medyanet-inline-adv”>

Çocuklarımızı koruyamamamız beni çok kızdırıyor.

◊ Hayat mottonuz nedir?
Nasıl hissediyorsan öyle yaşa!

◊ 35 yaşındasın. 35 yaş yolun yarısıdır derler. Bu konuda ne hissediyorsun?
Yolun yarısı mı bilmiyorum ama en mutlu yerimdeyim.

◊ 20 yaşındaki Uraz ile tanışsaydın ona ne söylerdin?
Asla pes etme!

◊ Şimdi mutlu musun?
Mutluluk ve mutsuzluk anlarda ifade edilebilir. Bu yüzden şu an mutluyum. Görüşme bittiğinde daha mutlu olacağım.

◊ Aradım, taradım, projeleriniz dışında pek konuşmamayı tercih ettiniz. İşinin dışında nasıl bir adamsın?
Kızımla ve arkadaşlarımla vakit geçirmeyi seven bir insanım. Herkesin güvenli alanları vardır. Kadıköy de benim için onu temsil ediyor. Orada kendi dünyamda yaşıyorum.

◊ Son zamanlarda seni sinirlendiren ne oldu?
Saadet Çocuk İstismarıyla Mücadele Derneği (UCİM) sözcüsüyüm. Çocuklara yönelik şiddet karşısında adalet için savaşan bir kurum. Zaman zaman onlara destek olmak için ortak projeler yapıyoruz. Çocuklarımızı koruyamamak, her gün bu şiddet haberleriyle uyanmak gerçekten canımı sıkıyor. Her şeyi bir kenara bırakalım; iş, kariyer, şöhret… Çocuklarımıza daha iyi bir gelecek veremeyeceksek elimizdekilerin ne anlamı var?

◊ Peki sizin kırmızı çizgileriniz neler? Kişisel olarak seni ne kızdırır?
İşlerini yarım yamalak yapan insanlara dayanamıyorum. Ve saygısızlık… Buna çok dikkat ederim. Aynı şekilde cevabı göremediğimde çok rahatsız oluyorum.

◊ Kusurlarınız neler?
Soyadımı zaman zaman çok hissediyorum. Keşke biraz daha az endişeli olsaydım. Her ayrıntıyı ve herkesi çok düşünürüm.

◊ Başarının bir parçası da hata yapmaktır. Sizce en büyük hatanız neydi?
Hatalarımızdan gerekli dersleri çıkarıp yeri geldiğinde hatırladığımızda büyük bir hata değildir.

'Oyunculuğu benden alsan da hayatımıza devam edeceğiz kral'

‘Üç Kuruş’ dizisindeki rolü nedeniyle saçlarını sarıya boyayan Uraz Kaygılaroğlu, “Yine aynı sebepten dolayı kendi rengime döndüm. Sarı saç zordur. öğrendim. Ama sevdim. Belki gelecekte tekrar deneyeceğim.”

Fiziksel özelliklerinden bahseden tek kişi ben değildim.

◊ Yeni projeleriniz neler?
Çok keyifli ve yoğun bir çalışma programını geride bıraktık. Pepsi ile çok yeni ve çok güzel bir işbirliğine başladık. Bir oyuncu olarak farklı karakterleri oynamayı seviyorum. Yakın zamanda İstanbul’da markanın bu özelliklerini yansıttığımız reklam filmlerini çektik. Biz
Çekimler sırasında çok eğlendik, çok keyifli bir çalışma oldu. Umarım izleyenler de keyifle izlerler.

◊ Ülkenin en beğenilen adamlarından birisin. Bu kadar yakışıklı olmak nasıl bir duygu?
Sadece fiziksel özelliklerimle tanınan biri olmadım. Bu harika bir duygu.

Iris Apfel, “Herkes gibi giyinmediğinizde, herkes gibi düşünmenize gerek yok” dedi.

◊ Kendini beğeniyor musun? Fiziğinizle nasıl bir ilişkiniz var?
Bazen kendimi seviyorum, bazen sevmiyorum. Herkes gibi. Modum zaman zaman değişebilir.

◊ Geçen sene sarı saçların gündemdeydi. En son konuştuğumuzda, “Bu saçı bir süre kullanabilirim” demiştin. Neden değiştirdin? Özlüyor musun?
Rol için boyattım ama aynı nedenle kendi rengime döndüm. Sarı saç zordur. öğrendim. Ama sevdim. Belki ileride tekrar denerim.

◊ Bu yıl Bodrum’da teknede giydiğiniz slip mayo gündemdeydi. Sosyal medyada çok konuşuldu. Ne hissettin?
Moda ikonu Iris Apfel, rastladım ve sizinle paylaşmak isterim, belki sorunuza cevap olur: “Herkes gibi giyinmediğinizde, herkes gibi düşünmenize gerek yok. “

Leave a Reply

Your email address will not be published.