Yabancı paranızı yurt dışına kaçırın! – Yeni sözleşme

YAVUZ SELİM İSTANBUL

Devletin ticari kuruluşlara sağladığı kredi imkanlarının döviz tahsilatı için kullanılmasına yönelik kötü niyetli girişimleri önleyen Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) son hamlesiyle geçtiğimiz hafta 17 TL’yi aşan dolar 16,0 seviyelerine geriledi. önceki gün. Dün 16.5 bandında olan doların ateşinin daha da düşeceği tahmin edilirken TÜSİAD’dan suyu bulandıran bir karşı hamle geldi.

Paradan para kazanan, faiz ve kirayla köşeyi dönen, küresel Siyonist şirketlerin Türkiye distribütörü olarak montaj sektörüyle zenginleşen TÜSİAD’ın para baronları, kur kontratını alt üst eden BDDK hamlesine karşı yeni bir plana girişti. BDDK’nın döviz değeri 15 milyon TL’yi aşan şirketlere kredi vermeme kararının ardından TÜSİAD’ın döviz kaçakçılığına başvurarak TL ile kredi alıp dolar yatırımı yapan şirketlerin önünü kapatacağı öğrenildi.

Kirli planı açıklayan TÜSİAD Baş Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, şirketlere dövizlerini TL’ye çevirmemeleri, yabancı ülkelerdeki şirketlerine aktarmaları çağrısında bulundu, “Bu durumda şirketlerin yurtdışında iştirakleri varsa orada para toplayabilirler. İleride bunun önüne geçilmeye çalışılabilir. Bunun dışında şirketler de temettü dağıtabiliyor, ‘temettü dağıtıyorum’ diyorlar ve şirket para alıyor.” söz konusu. Altınsaç aynı zamanda yabancı ülkelerde dolar/euro üzerinden satış yaparak uzun vadeli borçlanmayı sağlayan kapitalizmin silahıdır. “Eurobond” formülü tanıttı. TÜSİAD üyesi Altınsaç’ın açıktan yurt dışına para kaçırma taktikleri uyguladığını belirten ekonomistler ve yazarlar, Altınsaç hakkında soruşturma açılması gerektiğine dikkat çekerek, para kaçakçılığı oyunlarına karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı. Yurtdışında dolar ticareti yapan şirketlerin

Burr: Amaç baştan çıkarmak

Akit’le konuşma Uzman Ekonomist Dr. İsmail Çapak: “BDDK’nın aldığı karar yerinde ve doğrudur. Enflasyonu önlemek için kredi hacmi daraltılmak istenmektedir. Ticari krediler çok arttı, bu adımla onu sınırlamak amaçlandı. Bunun da ötesinde kur kaynaklı risklerin ortadan kaldırılması istenmiştir. Böyle bir hamle, döviz korumalı mevduat sistemine ek olarak yapıldı. BDDK’nın kararı doğrudur. TÜSİAD’da bu açıklamayı yapan kişiyi tanıyorum. Kabul edilemez bir açıklama yaptı. Bu açıklama ile şirketlere dövizlerini yurt dışına çıkarmanın yolunu gösteriyor mu? Parasını yurt dışına götürmeyi düşünmeyenleri bile cezbedebilecek bu sözler asla kabul edilemez.” sözlerini söyledi.

Suistimal edilen ticari kredilere vurgu yapan Dr. Çapak, yaptığı konuşmada döviz ve daire fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek şunları söyledi: “Geçmişte bu ve buna benzer şeyler oldu. Kredi Garanti Fonu aracılığıyla verilen destek kredileri kullanılması gereken yatırım ve istihdama gitmemiş, alınan para konut ve dövize yatırılmıştır. Hem daire fiyatlarının hem de dövizin yükselmesinin nedenlerinden biri de buydu. BDDK’nın bu kararı sadece döviz kurunu değil konut fiyatlarını da düşürecek. TL ile ticari kredi alıp, o parayla döviz alanlar artık bu yola başvuramayacaklar” dedi.

Çapak ayrıca BDDK’nın Maliye Bakanlığı aracılığıyla alacağı tedbirlerin sahadaki durumlar da dikkate alınarak alınması gerektiğini vurguladı.

Fırat: TÜSİAD yol gösteriyor!

Gazeteci Yazar Mehmet Fırat, TÜSİAD’ın Türkiye’de yatırım yaparak ekonomiyi, tarımı ve sanayiyi canlandırmaya çalışan bir yapı olmadığını belirtti. TÜSİAD “Kurulduğu günden bu yana uluslararası kuruluşların Türkiye distribütörlüğünü yapan, parayı düşük maliyetle bulup devlete yüksek maliyetle satan bir tefeci kuruluş” olarak nitelendiren Mehmet Fırat, “ekstra para birimi” Açıklamayı şöyle değerlendirdi:

“Döviz konusunda hükümetin aldığı tedbir sonrası şantaj yapılıyor. Biz zaten yerli veya milli bir yapı değiliz, ana bayilerimiz her zaman yurt dışında, işlemlerimizi yurt dışındaki şirketlerimiz aracılığıyla yapıyoruz, paramızı yurt dışından alıyoruz ve oynamaya devam ediyoruz anlamında bir meydan okumadır. oyun, bize bir şey yapamazsın’.

Gazeteci Fırat, BDDK tarafından belirlenen limiti aşan şirket sayısının 65 olduğunu belirterek, “Bu şirketlerde limiti aşan döviz varlıklarının miktarı 3,6 milyar dolar. Onlar için büyük para değil. Ancak spekülasyon yapıyorlar. Şirketlere ‘yurtdışı’ yolunu gösteriyorlar. Bundan sonra ne gelecek? Burada yol gösteriyorlar. Türkiye’de şubesi ve yurtdışında genel merkezi olan firmalara ‘alın paranızı’ diyorlar, diğer firmalara da yurt dışında merkez veya şube açma taktiği veriyorlar. Yani Türkiye’deki tüm şirketlerden merkezlerini Bulgaristan, Romanya ve Arnavutluk gibi ucuz Balkan ülkelerine taşımaları isteniyor. söz konusu.

Hükümet harekete geçmeli

Mehmet Fırat, cezai yaptırımların uygulanması gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Devlet bu açıklamaya karşı harekete geçmelidir. Pandemi süreciyle başlayan stokçuluk-karaborsa işletmelerine karşı devlet müdahale hakkını nasıl kullanmalı? Müdahale hakkı ‘serbest piyasa ekonomisi’ gibi bir şey demeden hayata geçirilmelidir. Bu komünist bir ekonomi pratiği değildir; Devlet müdahale hakkını kullanıp, salgın yayıldığında sokağa çıkma yasağı ilan ettiği gibi, müdahaleciliğini burada da kullanmak zorundadır. Ekonomik olarak bağımsızlığımızı ve geleceğimizi tehdit eden faaliyetlerde bulunanlara devletin eli bağlı kalamaz. Hükümet gerekirse en sert önlemleri almalıdır. Bu işi yapanlar ağır ceza mahkemelerinde yargılanmalı, gerekirse mallarına el konulmalı.”

Leave a Reply

Your email address will not be published.